Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

Deccal

Nietzsche‘nin Tanrı’ya, dinlere bakış açısını bilmeyen yoktur. Özellikle üstün insanı tarifinden sonra bu kitabı okumak Nietzsche’yi anlamak açısından benim için gerçekten önemli olmuştur. Nietzsche’nin Deccal kitabında özellikle büyük dinler konu olarak işlenmiştir. Bunun yanında bu dinlerin değerleri, önem verdiği unsurları, kutsal saydıklarını değerlendirmiştir. İyilik, kötülük, mutluluk, zayıflar, güçlüler, acıma duygusu, ahlak, kader, şehitlik, dua, acı çekmek, rahipler, papazlar hatta psikologları ele almıştır. Aslına bakılırsa günümüzde gerçekten aradığımız bir çok soruya Nietzsche yıllar önce cevaplar vermiş. Elbette bu cevaplar kimilerini tatmin ederken, kimilerini kızdırabilecek cinstendir. Hristiyanlık, Budizm, Yahudiliğin yanı sıra kısa da olsa İslamiyet ve Hz. Muhammed hakkındaki düşüncelerini de aktarmıştır. Kitap toplamda 62 bölümden  104 sayfadan oluşmaktadır. Elbette her bölüm bütünün içerisinden bağımsız işlenmiştir. Kitabı elbette önerdiğimi söylemek istiyorum. Kitaptan dikkatimi çeken altını çizdiğim yerleri de sizinle paylaşmak istiyorum.

Deccal Kitap Alıntıları

“İyi nedir? İnsanda güç duygusunu, güç isteğini, gücü arttıran her şeydir. ”

“Kötü nedir? Zayıflıktan doğan her şeydir.”

“Mutluluk nedir? Gücün yükselme duygusu ve bu direnişin aşıladığı duygudur. ”

“Zayıflar ve beceriksizler yok olmalıdır. Bu bizim hayırseverlik hususunda birinci ilkemizdir. Ve onlara zayıflamaları, beceriksizleşmeleri için yardım edilmelidir. Ahlaksızlıktan daha zararlı ne olabilir? Beceriksizlere ve zayıflara duyulan sevgi pratiği, Hristiyanlık… ”

“Hristiyanlık, acıma dini demektir. Acıma, yaşam tutkusuna, enerjisine, yaşamın gücünü arttıran her şeye karşı bir yatıştırıcıdır. İnsan acıma içinde olduğu sürece gücünü yitirir. ”

“Acıma Nihilizm’in tekniğidir.”

“Acıma, yok olmaya neden olur.”

“İdealist insan tüm yüksek konseptleri bir rahip gibi elinde taşır. Üstelik sadece elinde değil, onu anlayışa, hislere, onura, iyi yaşama, bilime, karşı koz olarak tutar. ”

“Rahip profesyonel bir inkarcı, yaşamı zehirleyen, biri olarak en yüksek insan sınıfında olmasına rağmen neyin gerçek olduğu sorusuna yanıt verememektedir.”

“İnsanların Alman felsefesini anlaması için tanrı biliminin sanatsal şekli olan Tubingen Okulu’nu anlaması gerekmektedir.”

“Saf ruh, saf bir aptallık gibidir ve sinir sistemini, duyguları alarak sözde fani kabuk adı verilen diğer her şeyi ret eder.”

“Acıların zevklerden daha ağır basıyor olması bu sahte ahlak ve din nedeniyledir. Bu ağır basma aynı zamanda gerilemenin de formülüdür.”

“İnsan var edildiği için minnettardır ve bu sonuçla bir Tanrı’ya ihtiyaç duymaktadır.”

“Hristiyanlık ve Budizm; ikisi de nihilist dinler olarak aynı sınıfa girerler, böylece gerici dinlerdirler fakat çok önemli bir noktada birbirinden ayrılır. Budizm, Hristiyanlıktan yüz katı daha gerçekçidir, problemlerle soğukkanlı bir biçimde yüzleşme mirasına sahiptir. Tanrı konsepti, ortaya çıkmadan önce yok edilmiştir. Budizm tarihin en pozitif dinidir ve olgucu yani fenomencidir. Günahla mücadele etmekten değil, gerçekçi bir biçimde acı çekmekle mücadele etmekten söz eder.”

“Budizm’in ön koşulları çok ılıman bir iklim, kültürde liberallik ve hoşgörüdür. Militarizm yoktur ve hareketin ordusunu oluşturanlar öğrenim görmüş toplum bireyleri olarak istenen neşeyi, dinginliği en yüksek amaç olarak arzulardan arınmak olarak kabul etmiş ve amaçlarına ulaşmışlardır. Budizm yalnızca mükemmelliğe ulaşmak isteyen bir din değildir. Mükemmellik onun için normaldir.

“İnsanların tutkuları değil, duaları olmalıdır.”

“Acı çekenlerin bir umutla ayakta tutulmaları gerekir ve bu umutta hiçbir gerçeklik payı yoktur. Mutsuz insanları aynı durumda tutması nedeniyle umut Yunanlılar tarafından kötülüklerin en kötüsü kabul edilmiştir.”

“Yahudiler dünya tarihindeki en ilginç uluslardan biridir çünkü olmak yada olmamak sorusuyla yüzyüze geldiklerinde, sinsice bir bilinçle bedeli ne olursa olsun olmayı seçmişlerdir.”

“Güç, güzellik, kişinin kendine olan güveni, özgür irade içgüdülerini reddeder. Psikolojik olarak Yahudiler yaşamak için en yüksek güçler ile ödüllendirilmişlerdir. En imkansız koşullarda bile kendilerini koruyabilme zekasına sahiptirler.”

“Rahip, kendisine verilecek en büyük ve en küçük vergilere kadar, bir biftek sever olarak en leziz et parçasını da unutmadan Tanrı’nın isteğini elde etmek istediğini açıkça ifade etmiştir. Bu zamandan itibaren rahip her yerde olmaya başlamıştır. Yaşamın her doğal olayında, doğumdan, evlilikte, hastalıkta, ölümde rahip bir parazit olarak hazırdır yada ona bunun yerine dünyanın ahlak düzenini koruyan da diyebilirsiniz. Rahipler doğanın değerini düşürür ve kutsallığını bozarlar. Yani yaşamın içinde doğal olan her ne varsa onun değerini düşürürler.

“Tanrı’nın krallığı içinizdedir.”

“Acıdan korkmak, en küçük acıdan bile korkmak, sonuç itibariyle sevgi dininin hiçbir şeyin korunmadığı anlamına gelmektedir.

“Psikologlar her olayda yaşayan organizmanın tamamlanmamış ve ertelenmiş ergenliğinden söz ederler.”

“Cennetin krallığı kalple ilgilidir ve dünyanın ötesinden yada ölümünden sonra gelen bir şey değildir.”

“Neden birlikte çalışır, birbirimize güvenir, birbirimiz için mutluluğu ister ve bundan dolayı mutluluk duyarız? Bütün bunların aksi yöndeki ayartıların hepsi doğru yoldan çıkmak anlamına gelmektedir. Gerekli olan tek bir şey vardır. Herkes ölümsüz ruha sahip olduğu için birbiriyle eşittir ve evrenin kurtuluşu her birey için sonsuz değer taşımaktadır. ”

“Kendilerini Tanrı yerine koyarak oturup insanlar için karar vermekte, Tanrı’yı överek kendilerini övmektedirler.”

“İnanç, zorunlu olarak iblimi veto eder ve bunu her ne pahasına olursa olsun yapar.”

“Bilim ilk günahlardan biriydi, tüm günahların bakterisiydi ve yaratılışı itibariyle günahtı.”

“Papaz büyük bir tehlikeden haberdardır ve bu da bilimdir.”

“İnsanın mutsuz hale getirilmesi önemlidir ve bu asırlardır papazların mantığı olmuştur.”

“Papaz kuralları, günahın icadı üzerinden işlemektedir.”

“Kuşku en başından günahtır.”

“İnanç, gerçeğin ne olduğunu bilme isteğini göz ardı etmektir.”

“Şehit olarak ölmek, tarih için büyük bir şansızlık olmuştur ve şehitlik insanları yanlış yönlendirmiştir. Bütün ahmakların, kadınların ve halk tabakasının gözünde şehitlik kutsaldır. Bu kutsallık üzerine konuşulması uygun değildir ve bu nedenle şehitler, gerçeklerin konuşulmasına yönelik engellere neden olurlar. ”

“Tanrıbilimcilerin yalanlarını meşrulaştırmak için şehitlere ihtiyaç vardır. Bütün bunlar şehitlik üzerine oynanan bir oyundan ibarettir.”

“İnançlı insan, inanan, her şekliyle bağımlı hale gelmiş olan insandır. Böyle biri kendine bir amaç belirleyemediği gibi, kendini bir amaca ait olarak da göremez. İnanan kendi kendine bile ait değildir ve sadece sonu ifade eder. Kullanılmalıdır, birileri tarafından kullanılmaya ihtiyacı vardır.”

“Ahlak, papazların doğru söylediği yönündedir ve doğru ile doğru olmayan soruları papazın tartışmaya açacağı türden sorular değildirler. Bu nedenle papazın gerçekler konusundan yalan söyleme ihtimali ortadan kalkmaktadır. Çünkü yalan söyleyebilmeleri için neyin doğru olduğunu bilmeleri gerekmektedir. Fakat bu insanın bilebileceğinden fazladır ve bu nedenle papaz Tanrı’nın sözcüklerini kullanır.”

“Eğer İslam Hristiyanlığı hor görürse, bunu yapmakta binlerce kez hakkı vardır derim. İslam sonuç olarak insana yönelik bir davranış takınmaktadır.”

Elbette bu alıntıladığım altı çizili yerleri konu içerisinden okumak daha bir anlamlı olacak. Genelde tek başına bile anlam ifade eden sözcükleri seçmeye çalışırım. Tabi kitabı okumadan da anlam bütünlüğü sağlanamaz. Taraflı tarafsız herkesin okumasını isterim. Düşüncelerinizle uyumu veya karşıtlığı eminim sizi şaşırtacaktır. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum 😉

Henüz yorum yapılmamış

Ne düşünüyorsun?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir