Dadı & Leporella

Stefan Zweig’ın Dadı & Leporella olmak üzere iki başlık altında yayınlanan kitabında gerçekten sürükleyici ve daha başından merak uyandırıcı öyküleri karşıladı beni. Kaçak & Sahaf Mendel öykülerine göre daha başarılı bulduğum öyküler gerçekten bir solukta okunup, biten türlerden. Elbette henüz Stefan Zweig‘ın okuduğum kitapları arasında Satranç için başyapıt söylemlerimi sürdürüyorum. Burada Dadı öyküsünden ziyade, Leporella öyküsünün beni daha çok meraklandırdığını ve keyiflendirdiğini belirtmek istiyorum. Dada öyküsünün biraz daha yüzeysel olduğu kanaatindeyim.

Dadı & Leporella Kitap Konusu

Dadı öyküsü, yaşları 12-13 olan iki kardeşin evde gerçekleşen alışılmadık durumlara merakı ile başlıyor. Muhtemelen daha önce belirli disiplinler çerçevesinde büyütülen çocukların artık dadıları olan Miss Mann’ın kendilerine baskı kurmadığı, ödevlerini yapıp yapmadıklarını sorgulamadığı ve dadılık rolünden çıkmasını hissetmeleriyle başlıyor. Oldukça meraklı olan iki kardeş evde olup biteni araştırmaya koyulmuşken, kapıları gizliden gizliye dinlemeye başlamışken, dadılarının bebeği olduğunu ve bunun için üzüldüğünü düşürken aslında olayın; kuzenleri Otto ve Miss Mann arasında gerçekleşen gizli bir aşk olduğu ortaya çıkıyor. Ayrıca çocuklar akıl erdiremiyor olsalar bile Miss Mann’ın Otto’dan hamile kaldığı durumu bariz ortaya seriliyor. Dadı Miss Mann ile Otto arasındaki ilişki ayyuka çıkınca evin sahibesi tarafından görevine son verilen Miss Mann’ın evi terk edişini anlatıyor.

Leporella öyküsü ise; Avusturya’nın Tirol şehrinde temizlik, yemek gibi ev işlerini gerçekleştiren Crescenz’in hikayesini anlatıyor. Hiçbir olaydan etkilenmeyen, söylenenleri bir bir yerine getiren, hiç kimseyle iletişim kurmayan tıpkı bir android robot gibi davranan Crescenz, yaptığı yemekleri, hizmetini beğenen bir müşterisi tarafından daha iyi bir maaş için Avusturya’nın Viyana şehrine davet ediliyor. Teklifi kabul edip Viyana’ya gelen Crescenz, daha önceki gibi sadece söylenenleri yapıyor, emirleri yerine getiriyor, temizlik, yemek gibi hizmetleri kusursuz sürdürüyor. Topladığı paraları da ayrıca yanında getirdiği sandıkta biriktiriyor. Kimi kimsesi olmadığı için para harcayacak bir durumu da olmuyor. Ta ki evin kadını psikolojik olarak evden uzaklaşıp tatile gidip, evin erkeği ile başlayan iletişimine kadar. Evin erkeğine hizmeti kusursuz sunan Crescenz, bir gün eve gelen bir misafirin kendisine Leporella diye seslenmesinden sonra evin erkeği olan Baron’un bu ismi sever ve kendisini artık Leporella diye çağırır.

Evde yalnız kalan evin erkeği Baron, eve farklı farklı kadınlar getiriyor, birlikte oluyor. Bu süre zarfında Leporella tüm hizmetlerini kusursuz hatta daha istekli bir şekilde gerçekleştiriyor. Ta ki evin kadın tekrar eve dönene kadar. Eve dönmesiyle Baron’u çıldırtan evin kadınına karşı, Baron bir haftalık tatile gider ve bu süre zarfında evden haber alır. Karısı ölmüştür. Tüm bu olan biteni Leporella’ya bağlayan Baron, kendisini kovar. Kovulduğunda, sürekli sakladığı sandığını içindeki paralar ve Baron tarafından kendisine verilen hediyeleri bırakarak, Tuna Nehri’ne atlayıp intihar etmiştir.

Dadı & Leporella Kitap Yorumu

Başta da belirttiğim gibi Leporella öyküsü benim için Dadı öyküsüne göre daha çok keyifli geldi. Özellikle de Crescenz’in vücudu, yüz şekli, duruşu, iletişim şeklini tasvir edişi gerçekten mükemmel. Okurken, kafanızda otomatik olarak bir Leporella canlanıyor. Dadı öyküsü sıradan bir bitişe sahipken, Leporella öyküsü ise daha derinlemesi bir hikaye ve bitişe sahip. Eminim sizler de beğeneceksiniz. Şimdiden iyi okumalar diliyorum. Kitap ile ilgili düşüncenizi benimle mutlaka paylaşın. Hoşçakalın.

OKUMA TAVSİYESİ

Bir Köpeğin Araştırmaları

Liseden biliriz ki; ister bir makale olsun ister kompozisyon olsun isterse kitap olsun belirli bir …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir