Kürk Mantolu Madonna
Kürk Mantolu Madonna

Kürk Mantolu Madonna

Kürk Mantolu Madonna kitabın konusuna girmeden önce şunu söylemeliyim ki, yaşadığınız veya zaman geçirdiğiniz bir şehirde, yürüdüğünüz sokaklarda yaşanan bir aşkı anlatan kitabı bulmak zordur. Kitapta adı geçen sokaklarda yürümüş yada yürüyor olmanız, yazın sıcağı yada kışın soğuğunu hissediyor olmanız sizi o kitaba bağlayacak kadar büyük etkiler yaratır. Bir de üzerine benzer bir aşk başınızdan geçmişse, ya çok şanslısınızdır yada gerçekten bir kez daha yenilirsiniz.

Kürk Mantolu Madonna kitabının Berlin‘de, yürüdüğüm sokaklarda ve üşüdüğüm havalarda geçiyor olması beni çok fazla etkilediğini söyleyebilirim. Okumakta geç kaldığımın farkına vardım. Ama yine de kitabın verdiği hazzı, bu muhteşem lezzeti anlatmaya kelimeler yetmez.

Benzer, her zaman benzeri daha fazla etkiler. Şarkılarda, şiirlerde, romanlarda ve yaşamın her alanında bu böyledir. Karşınızdaki size ne kadar benzerse o derece benimser ve içselleştirirsiniz. Nitekim Kürk Mantolu Madonna benim için böyle oldu.

Kürk Mantolu Madonna Kitap Konusu

Tercüman olarak çalışan Raif’in yıllar önce başından geçen olayları anlatır Kürk Mantolu Madonna kitabı. Sabahattin Ali’nin çalışmaya başladığı iş yerindeki Raif Efendi’nin her türlü olaya soğukkanlı davranması sonucu ortaya çıkan bir eserdir. Kendisini gizemli, dışardan göründüğünden daha fazlasını içinde barındıran bir adam olduğunu anlayan Sabahattin Ali, Raif Efendi’yi daha yakından tanımak için giriştiği çabalar sonucunda ortaya çıkmıştır.

Ağır hastalık geçirmeye başlayan Raif Efendi’nin, Sabahattin Ali’den işyerindeki çekmecesinde bulunan küçük not defteri istemesi üzerine başlayan bir hikaye… Kendisine hiçbir şekilde, hiçbir şey anlatmayan Raif Efendi’den rica üzerine defteri alan Sabahattin Ali; Raif Efendi’nin yıllar önce Berlin’e sabunculuk (sabun yapımı) öğrenmeye gitmesi ile hikayenin başladığını yazar. Bir yandan sabunculuk eğitimi, dil eğitimi diğer yandan ise müze, sanat evi gezmeleri derken, bir gün bir tablonun dikkatini çekmesiyle başlar herşey “Kürk Mantolu Madonna” ile…

Kürk Mantolu Madonna “Maria Puder” ile arasında geçen başka türlü bir aşkı anlatır kitap. Tablodaki Kürk Mantolu Madonna’nın etkisinden kalan Raif, hergün gelip tüm resimlere tekrar bakarken en son Kürk Mantolu Madonna’nın karşısında durarak saatlerce izlemesine sebep olurdu. Ta ki gerçek Kürk Mantolu Madonna olan Maria Puder’i tanıyana kadar.

Maria Puder ile aralarında geçen ilişki adı konmamış bir birliktelikten ibarettir. İki aşığın sadece birbirine bağlanmamak üzere bir araya gelmesini yansıtır. Maria Puder’in tavırları sonucu ortaya çıkan sıradışı bir aşk hikayesi… Canı istediği, sıkılmadığı ve rahatsız bulmadığı kadar ilerleyen bir aşk şekli… İlişki içerisinde herşey olacak ama iki taraftan biri istemediği anda hiçbir şey olmamış gibi de olacak… Böylesine çıkmazlarda sürüklenen, arada kalan ve zorlayıcı bir ilişki…

Babasının ölümü ile Ankara’ya dönmek zorunda kalan Raif, sürekli mektuplaşarak ilişkilerine devam eder ve bir süre sonra artık Maria Puder’den haber alamaz. Kendi kafasında kurguladığı senaryolar ile neden haber alamadığına cevaplar ararken, yıllar sonra Ankara’da, Berlin’de pansiyonda kaldığı sırada tanıdığı Frau von Tiedermann ile karşılaşması sonucu Maria Puder’in on yıl önce öldüğünü öğrenir ve bir de sürpriz bir haber ile.

Kürk Mantolu Madonna Kitap Alıntısı

Son olarak kitapta altını çizdiğim, belkide Maria Puder’in hayata bakış şeklini, felsefesini anlatan yazıyı da paylaşmak istiyorum.

“Bütün yakınlaşmalar, bütün birleşmeler yalancıdır. İnsanlar ancak muayyen bir hadde kadar birbirlerine sokulabilirler, üst tarafını uydururlar; ve günün birinde hatalarını anlayınca, yeislerinden herşeyi bırakıp kaçarlar. Halbuki mümkün olanla kanaat etseler, hayallerindekini hakikat zannetmekten vazgeçseler bu böyle olmaz. Herkes tabii olanı kabul eder, ortada ne hayal sükutu, ne inkisar kalır… Bu halimizle hepimiz acınmaya layıkız; ama kendi kendimize acımalıyız. Başkasına merhamet etmek, ondan kuvvetli olduğunu zannetmektir ki, ne kendimizi bu kadar büyük, ne de başkalarını bizden daha zavallı görmeye hakkımız yoktur…”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir