Nietzsche ve Hayat Dersleri

Nietzsche’den Hayat Dersleri

Nietzsche ve Hayat Dersleri John Armstrong tarafından kaleme alınmış ve belirli başlıklar altında toplanmış Nietzsche’nin hayata dair söylemlerini içermektedir. Aslında ilk bakışta yoğun felsefe içerikli gibi dursa da kişisel gelişim içeriğine sahiptir. Elbette felsefik kişisel gelişim 🙂

Kısa bir Nietzsche tanımından sonra Nietzsche’den Hayat Dersleri ‘nde “Olabileceğimizin En İyisi Olmak”, “Piramitleri Görmek”, “Çatışmanın Üstesinden Gelmek”, “Özgürlük ve Olgunluğa Giden Zorlu Yol”, “Fikir Değiştirmek”, “Şok Terapisinin Faydaları” “Köle Değil Soylu Ol”, “Eleştirmekten Çekinme” başlıklarını içermektedir.

Nietzsche ve Hayat Dersleri Kitabı

Baştan sona kitabı burada anlatmak elbette olanaksız, ama Nietzsche’den Hayat Dersleri kitabından kısaca başlıklardan ve alıntılardan bahsetmek istiyorum. Özellikle altını çizdiğim kitap cümlelerinden. Nitekim burada tek başına başka anlam ifade etse de kitapta konu içerisindeki anlamı elbette başkadır.

“Olabileceğimizin En İyisi Olmak”

  • Sanatçılar bize, kasların en küçük hareketinde bile nasıl özgün bir benlik olduğumuzu gösterirler. Bununla kalmaz, her insanın, kendi bireyselliğinden analitik çıkarım olarak, güzel ve ilgi çekici birşey olduğunu hatırlatırlar; her insanın -doğanın tüm eserleri gibi- asla sıkıcı olamayacak yeni ve inanılmaz olduğunu.
  • Gelecek hiç umut vermezse de, hemen şu anda var olduğumuz gerçeği, kendi hükmümüze ve ölçümüze göre yaşama konusunda bizi çok yüreklendirir. Var olabileceğimiz sonsuz bir zaman dilimi varken, yalnızca bugün yaşıyor olmamız anlaşılmaz bir şeydir. Bu sonsuzlukta bir andan ( bir “bugün”den ) başka hiçbir şeyimiz yoktur.
  • Senden başka hiç kimse, seni hayat nehrinin öte yanına geçirecek köprüyü inşa etmez.
  • Senden başka kimsenin yürüyemeyeceği bir yol vardır. Onun nereye gittiğini sorma; düş yola. Ne demişler: “Bir insan asla, yolun kendisini nereye götüreceğini bilmediği zamanki kadar yükselemez”.
  • Gerçek benliğiniz, içinizin derinliklerinde saklı değildir. Ölçülemeyecek kadar yüksekte ya da en azından genellikle olduğunu sandığınızdan daha yukarıdadır.
  • Birine “tanrısal” demek, “yarışmamıza gerek yok” demektir. Dahası tam ve bitmiş olan her şey takdir edilirken, oluşum halindeki her şey küçümsenir.

“Piramitleri Görmek”

  • Kim hayattan anlık çıkarlar sağlamayı en az düşünürse, en kayda değer yaşam onunkidir.
  • Amaçlarımız her zaman olağanüstü ve yüce olmak zorunda da değildir. Önemli olan, ne istediğimize dair bir fikrimizin olmasıdır. Eskiyi koruyucu tarih, bugünün taze yaşamına ruh ve ilham veremeyecek noktaya geldiği andan itibaren yozlaşır. Hürmet pınarı kurumuştur, ama öğrenilmiş alışkanlık onsuz da yaşar ve kendi merkezi etrafında kayıtsızca dönüp durur.
  • Yaşamak için insanın geçmişini parçalayacak güçte olması ve bu gücü kullanması gerekir.
  • Dikkatimiz ve adanmışlığımız zor bulunan, boşa harcanmaması gereken değerli kaynaklardır.

“Çatışmanın Üstesinden Gelmek”

  • Acı çekmek, her zaman kötüye giden bir hayatın işareti değildir.
  • Bir yandan düzen, huzur, mantık ve saygınlık dileriz. Herşey kontrolümüzde olsun isteriz. Maddi problemlerimizi çözmek, mutfağı temiz tutmak, dakik olmak, yapılacaklar listemizdeki herşeyi yapıp bitirmek, ölçülü ve sağlıklı yemek isteriz. Diğer yandan da, kendimizi koyuvermenin, delicesine neşenin ve teklifsiz bir arzunun hasretini çekeriz.

“Özgürlük ve Olgunluğa Giden Zorlu Yol”

  • Özgürlük, ayrılığı da içerir: Sevdiğiniz şeyleri bırakmak zorunda kalırsınız ve onları bırakmak o kadar güçtür ki, bir süreliğine onlara düşman olmanız gerekebilir; bu duygusuzca ve alçakça görünse de, aslında değildir.
  • Kötü ve acı verici şeyler, büyük ayrılığın tarihi bir parçasıdır.
  • Eğer kişi hesabını doğru yaparsa ve her insan yaşamının, en mazlum insanın bile gündelik yaşamında bolca bulunan o huzur anlarını unutmazsa, dünyada donuk gözlerin görebileceğinden çok daha fazla mutluluk vardır.

“Fikir Değiştirmek”

  • Fikirlerimizin değişmesi, çoğu kez biz farkına varmadan sürekli olan bir şeydir; ama biz, fikirlerimizi değiştirerek nasıl olgunlaşıp gelişeceğimizi de görmek isteriz.
  • Bir ayrılığın ardından, mümkün olduğunca doğru tespit edilmesi gereken en önemli şey, o kişinin size neden uygun olmadığıdır.

“Şok Terapisinin Faydaları”

  • Herkes eşit olduğunda kimsenin hiçbir hakka ihtiyacı olmaz.

“Köle Değil Soylu Ol”

  • Soylu insan düşmanlarına karşı ne kadar da saygısı vardır. Çünkü o, düşmanıyla arasında başkası olsun istemez, bu onun ayırt edici özelliğidir; hor görülecek hiçbir şeyi olmayan ama saygı gösterilecek çok şeyi olandan başka düşmana tahammül edemez.
  • Ezilenler, mazlumlar, öfkeliler, güçsüzlüğün kinci kurnazlığıyla birbirlerini yüreklendirirler. “Şeytandan farklı olalı, yani iyi olalı! Hakaret etmeyen, kimseye zarar vermeyen, kimseye saldırmayan, öç almaya kalkmayan, intikamı Tanrı’ya bırakan, bizim gibi kendini saklayan, kötülüklerden kaçınıp hayattan az şey isteyen, tıpkı bizim gibi, sabırlı, alçak gönüllü ve adil”..

“Eleştirmekten Çekinme”

  • Bizi kültüre götürmeyecekse bilimin “Nereden?”i, “Nereye?”si ve “Ne amaçla?”sı neye yarar? Bizi barbarlığa götürmeye olmasın?

Elbette Nietzsche’den Hayat Dersleri kitabını okuduğunuzda çok daha cümlenin altını çizeceğinize inanıyorum. Son olarak şöyle kapatalım bu sayfayı, “Biri düşünceleri için ebe arar, diğeri de ebelik edebileceği birini: İşte böyle doğar iyi bir söyleşi.” Sabırla okuduğunuz için teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir