Satranç

Satranç

Satranç 15’inci yüzyılda Avrupa’da soylular arasında çok popüler hale gelmiş ve zamanında “Kraliyet Oyunu” deniliyormuş. Satrançlar ilgili pek çok söylem bulunmaktadır. Ben burada Stefan Zweig’ın yazdığı kitaptan bahsedeceğim. Kitap sonunda “Bu kadar mı olur?” dedirten sonuçtan…

Katıldığım kitap fuarından Koridor Yayınevi temsilcisi tarafından önerildi. Bu anlamda adını bilmesem de kendisine müteşekkir olduğumu söylemek istiyorum. Ayrıca kitabın İstanbul Üniversitesi Almanca Çeviribilim Bölümü kurucularından Prof. Dr. Turgay Kurultay’ın editörlüğünde hazırlandığını da belirtmek istiyorum. Çevirmen Çağlar Tanyeri’nin de başarılı bir iş çıkardığına inanıyorum.

Satranç Kitabının Konusu

Kitap, adı Dr. B olarak geçen şahsın kısa bir hayat hikayesi üzerine kurulmuş. Adolf Hitler döneminde bir otel odasına hapsedilmiş olan Dr. B’nin odada hiçbir şey olmaması üzerine, sorguya giderken bir paltonun cebinde bulduğu kitabı çalmasını ve sonrasını konu alıyor. Kitaptan önce, tutuklu bulunduğu odada duvardaki tüm desenleri -çizgilerine kadar- ezberleyen, Dr. B, kitabı uzun zamandır hayatında duvarlardan başka bir unsur olmadığından, vakit geçirmek için bir çıkış yolu olarak görüp çalıyor. Lakin kitabı odaya gizlice sokup açtığında biraz hayal kırıklığına uğruyor. Kitabın beklediği gibi bir kitap olmadığını anlıyor. Fakat sonrasında kitabın bir satranç kitabı olduğunu ve normal bir kitaba oranla satranç kitabıyla daha uzun süre meşgul olabileceğinin farkına varıyor.

Yemeklerinden ayırdığı ekmekler ile satranç taşlarını oluşturan ve battaniyesi ile satranç düzeni kuran Dr. B, kısa süre sonra satranç oynamayı ve kitaptaki teknikleri uygulamayı öğreniyor. Bir süre sonra oyunun gelişime açık olduğunun farkına varıyor ve yeni oyunlar türetmeye başlıyor. Elbette bir başına olduğundan kendi kendini zorlamaya ve yenmeye başlıyor. Bu şekilde bir satranç ustası olan Dr. B’nin yıllar sonra New York’tan Buenos Aires’e gitmekte olan bir gemide, dönemin satranç şampiyonu olan Mirko Czentovic’le karşı karşıya buluyor.

Açıkça söylemek gerekirse kitaptan sonra satranç öğrenmeyi düşündüğümü belirtmek istiyorum. Kitap elbette çok farklı bitiyor. Bunu burada belirtmeyeceğim 🙂 Keyif aldığımı ve kısa sürede bitirdiğimi söyleyebilirim.

Kitapta altını çizdiğim bir sözü de paylaşmak istiyorum ki geniş düşünüldüğünde kitabın sonunu da tahmin edebilirsiniz. “Çünkü bir insan kendini ne kadar sınırlıyorsa sonsuz olana bir o kadar yaklaşıyordur.” Sözü çok tuttuğumu da belirteyim. Keyifli okumalar…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir