Ay Işığı Sokağı

Ay ışığı Sokağı Stefan Zweig’ın tıpkı diğer eserleri gibi, okuyucu satırlar arasında yaşanılan şehre götüren, olayın içine çeken ve baş kahramanın hemen arkasındaymış gibi olayı birebir yaşamasını sağlayan müthiş bir eser. Stefan Zweig cümlenin başından kitabın sonuna kadar okuyucuyu elinde tutmayı müthiş bir şekilde başarıyor. Elinize aldığınızda hikayenin daha da uzaması, hemen bitmemesi için öylesine çırpınıyorsunuz ki ama, maalesef bir sonu oluyor. Hikaye içinde yaşamak, o an anlatılanları gözlerinizle izliyormuş hissiyatına kapılmak doğrusu paha biçilemez bir duygu. Bir kitap hikayesini okumaktan ziyade bir sinema filmi izliyormuşçasına keyif alacağınıza eminim.

Stefan Zweig Ay Işığı Sokağı Konusu

Ay Işığı Sokağı hikaye konusu, bir yolcunun tren saatini kaçırması üzerine bir sonraki güne bulunduğu şehirden ayrılmadan geçen geceyi ve ay ışığı bulunan sokaklarda yaşanılan bir dram hikayesini anlatmaktadır. Vakit geçirmek için şehri keşfetmek adına anlamsızca gezen yolcunun, gece yarısı yolunu şaşırarak fahişelerin yer aldığı bir sokağa girmesiyle başlıyor. Gündüz hiçbir anlam ifade etmeyen gri ve soğuk binalar, vakit gece yarısını gösterdiğinde kalabalık, kaba-saba insanlarla dolu taşmaktadır.

Nitekim bu binaları gündüz yerine bulmak ve aralarından birini seçmek oldukça zor olmaktadır. Mutlaka bilen birinin olması gerekmektedir. Bulunduğu otelden dışarıya çıkan yolcu, bilmeden bu sokaklarda ilerlemeye başlamış ve merakı üzerine bir bara girmiştir. Burada yer alan her unsuru öylesine profesyonel bir şekilde anlatmış ki Stefan Zweig, atmosferi olduğu gibi hissedebilmektesiniz.

Konunun baş kahramanı olan pinti-cimri ve aynı zamanda karısını çok seven bir kocanın dramatik hikayesi yer almaktadır. Varlıklı olan bir adamın hiçbir şeyi olmayan bir kadınla evlenip, bu varlığını karısından esirgemesi, minnet ettirmesi sonucu karısı kendisini terketmiştir. Bu olay sonunda karısını çok sevdiğini anlayan koca, tüm varlığını karısının kendisine geri dönmesine harcamıştır. Fakat kadın bir fahişe olmayı, kocasına dönmekten yeğ bulmuştur. Karısının çalıştığı yere giden koca, orada karısı ve diğer kadınlar tarafından aşağılanmakta ve itilmektedir. Yolcu bu olayın farkına varmış ve fahişe olan kadının bu aşağılaması karşısında adama üzülmüştür. Bulunduğu yeri terkedip oteline doğru ilerleyen yolcunun karşısına birden bu adam çıkmıştır. Yaşanılanları yol boyunca anlatmış ve kendisinden yardım dilemiştir. Karısını geri götüremeyecekse onu öldürmeyi tercih edeceğini yolcuya söylemiştir. Yolcu ise kısa bir süre sonra bu şehri terkedeceğini ve bu yaşanılanlara kayıtsız kalmayı tercih etmiştir. Lakin son kez arkasına dönüp baktığında bu adamın elinde parlayan bir hançer ile karısının çalıştığı bara girdiğini görmüştür.

Sonrası bir muamma ama yaşanılanlar bir film olsa muhtemeldir ki IMDB puanı 8 ve üzeri olurdu. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum, düşüncelerinizi yorum olarak paylaşmayı unutmayın. Hoşçakalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir