O Muydu? Muhtemelen Evet!

“O Muydu?” Stefan Zweig’ın diğer hikayelerine göre bir başka bakış açısıyla yazılmış ya da bana öyle bir hissiyat verdi. Elbette bu ölçüyü, diğer hikayelerini göz önünde bulundurarak yapıyorum. Bir başka tadı olduğunu söyleyebilirim ama kitap beklediğim gibi sarsıcı bir son ile bitmiyor. Farklı bir gözlem ile farklı bir olayı, farklı bir şekilde anlatmış. Elbette farklı bakış açılarını da okuyarak deneyimlemek önemli.

O Muydu? Kitap Konusu

O Muydu? kitabı özetle, John Charleston Limpley adında 1.80 boyunda iyi niyetli, çocuksu ve iri yarı bir adamı ve evine aldığı yedi aylık bir buldok köpek yavrusunun tavır, davranış ve sonuçlarını anlatıyor. Kimsenin henüz yerleşmediği bir ıssız bir bölgeye yerleşen Limpley’in karısına karşı tavırlarını aktaran kitap, bu tavırların olağandan daha abartılı ve arsızca olduğunu savunuyor. Nitekim bu iri yarı çocuksu adam, karısı bir kerecik  öksürse koşup mantosunu getiriyor yada ateşi tazelemek için şömineyi eşeliyor. Kadın şehre giderken sanki tehlikeli bir seyahate çıkıyormuş gibi bin bir türlü tembihte bulunuyordu. Bu durum komşularının canını ciddi manada sıkmaya sebebiyet vermiştir. Nitekim tek komşuları olduğundan sürekli iç içedirler.

Bu durum karşısında çözüm arayan komşuları Bay Limpley’e yedi haftalık bir buldok köpek ederek çözüm bulmak istemişlerdir. Fakat bu durum sonrasında Bay Limpley, tüm ilgisini eşi Ellen’den köpeği Punto’ya kaydırmıştır. İş çıkışı koşa koşa köpeği Punto’yu görmek, onunla vakit geçirmek istemektedir. Yani Bay Limpley biraz aşırıcı, denge sorunu bulunmaktadır. Fakat bu buldok cinsi köpek Punto gün geçtikçe büyüyor, büyüdükçe de kendi yaşam ve müdahale alanını oluşturuyordu. Tüm gün boyunca haylazlık yapan köpek, sahibi geldiğinde hiç oralı olmuyor, Bay Limpley’in yaptığı tüm maskaralıklara karşı duyarsız kalıyordu. Yani artık kendisini eğlendirmek öncesi kadar kolay değildi. Bir nevi Bay Limpley’i parmağında oynatıyordu. Ta ki Ellen’in hamile kalıp Bay Limpley’in tüm ilgisinin tekrar karısına dönene kadar.

Bu durum karşısında tuhaflaşan köpek Punto, olayların eskisi gibi gitmediğini fark ediyor. İlginin kendisinden başka bir yere kaydığını hissediyor. Fakat olayları çözümleyemiyor. Eskisi gibi Bay Limpley kendisiyle vakit geçirmiyor. Her şey evinde içinde yaşanmaya başlıyor. Bu durum karşısında Punto oldukça rahatsız olmaktadır. Taki Ellen’in doğum yapıp, Bay Limpley’in bebeğini eline almasına kadar. Fırsatını bulup, evin içine giren Punto kendisini saf dışı bırakan bu durumu anlamıştır. Bu sırada bebeğe doğru saldıran Punto, önce ortamdan uzaklaştırılır, sonrasında ise evden de uzaklaştırılmasına karar verilir.

Gün geçtikçe bebek büyüyor ve Punto’nun varlığı son evde buluyordu. Punto artık kasabada bir başkasına verilmiştir. Fakat bir gün komşularıyla bahçede vakit geçiren Ellen, kısa bir süre için eve gidip dönmek istese bile, bu kısa süre içerisinde evin hemen yanında bulunan insanların çığlıklarıyla kendini dışarı atmıştır. Yanı başlarında bulunan kanaldan keskin, korkunç çığlıklar, çocuk sesleri ve kadınların korkulu bağırışları geliyordu ki, tahmin edebileceğiniz gibi bebeğin içinde bulunduğu puset kanala uçmuş, ters dönmüş vaziyette suda yüzüyordu. On beş dakika sonra ise çocuğun cesedi, yosunlarla kaplı yeşil sudan çıkarılmıştı. Maalesef hiç bir suretle tek başına kanaldan düşmesi imkansız görünen puset, bir nedenle kanala doğru iteklenmişti. Fakat kimin yaptığı ise bilinmiyordu. Elbette komşularının keskin gözlem ve olayları tahlil etmesi sonucu bilinen bir gerçek vardı ki tüm oklar Punto adındaki köpekte birleşiyordu. Tıpkı “Şahsen katilin o olduğuna neredeyse eminim, ama elimde çürütülmesi imkansız o son kanıt yok” diyen komşusu gibi…

O Muydu? Kitap Yorumu

Güçlü gözlem ve anlatım gücüne sahip yazar Stefan Zweig, bu kitapta aktardığı her gözlem yaptığı her tasvir zihninizde hemen canlanıyor. Kitaba başlar başlamaz kafanızda bir film platosu kuruluyor, oyuncular yerlerini alıyor ve hikaye başlıyor. Diğer eserlerine göre çok keyif almasam da güçlü gözlem ve olayları aktarma kabiliyeti takdire şayandır. Şimdiden keyifli okumalar diliyorum.

Kitapla ilgili düşüncelerinizi yorum kısmına yazmanız beni fazlası ile mutlu edecektir. Ne düşündüğünüzü öğrenmek benim için elbette önemlidir. Hoşçakalın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir